Aralık - 2017 (Cilt: 6 - No: 12)
1
:
Editör'den
Editör Tam Metin Detay
2
:
Bitmeyen Gerginlik: Sınıf mı Cinsiyet mi?
Deniz Soysal
Bu makalede cinsiyet eşitsizliğini sınıflı toplumun bir ürünü olarak gören ve kadın özgürleşmesini sınıflı toplumun ortadan kalkışına bağlayan, bu nedenle esas mücadelenin ataerkiye karşı değil kapitalizme karşı verilmesi gerektiğini iddia eden görüş sorgulanmıştır. Kate Millett, Catherine MacKinnon ve Bell Hooks’un iddiaları bu sorgulamanın temelini oluşturuyor. Sosyalist, faşist ve kapitalist toplumlarda kadının durumu karşılaştırılmıştır. Buna dayanarak, farklı sınıflardaki kadınların her zaman yalnızca kadın olmalarından dolayı nasıl ayrımcılığa uğradıkları ve farklı biçimlerde ezildikleri gösterilmeye çalışılmış ve bu bulguların feminist kuram açısından sonuçları tartışılmıştır.
Bitmeyen Gerginlik: Sınıf mı Cinsiyet mi? Tam Metin Detay
3
:
Walter Benjamin’de Dönüştürücü bir Güç olarak Tarihsel Eleştiri
Emrah AKDENİZ
Walter Benjamin’in, bir tarih felsefecisi olmamasına rağmen, düşüncesinin temelini köktenci bir tarih anlayışı ve eleştirisi oluşturur. Benjamin’in, içinde yaşadığı çağı kavramaya ve dönüştürmeye dönük eleştirisi, onun son derece özgün görünen, alegorik dünya kavrayışı ve mesiyanik dil anlayışları bağlamında gerçekleşir. Tarih eleştirisi, teknoloji ve ilerleme gibi ana motiflerin zamanı homojenleştirerek çağı cehenneme çeviren etkisine yönelerek tarihin akışında devrimci bir anı uyandırmaya çalışır. Bu bağlamda düşünürde ve onun eleştirel misyonunda dile gelen ya da açığa çıkan, yeniden yorumlayıcı ve kurtarıcı bir gücün harekete geçirilmeyi bekleyen olanağıdır. Bu çalışma Benjamin’in eleştirel anlayışını onun dil ve alegorik dünya kavrayışı bağlamında nasıl ele aldığını ana hatlarıyla serimlemeye çalışacaktır.
Walter Benjamin’de Dönüştürücü bir Güç olarak Tarihsel Eleştiri Tam Metin Detay
4
:
Kaygı Üzerine Yeni bir Bakış Açısı: Freud’un Dürtü Kuramı Bağlamında Kaygı
Zülfükar Emir ÖZER
Gerçi pek çok düşünür kaygı tartışmasında kendi katkılarını verseler de ancak birkaçı Freud’unki gibi çığır açan bir fikirle bu tartışmanın seyrini değiştirebilmiştir. Freud insanın yorumlanmasında kaygının rolüyle ilgili esas sorulara yenilikçi bir yaklaşım sunmuştur. Freud’un kaygı anlayışı pek çok uzman tarafından incelenmiştir fakat çok azı kaygıyı onun dürtü teorisiyle birlikte ele almıştır çünkü ölüm dürtüsü teorisi görünürde kaygı anlayışının dışında durmaktadır. Bu makalede ise Freud’un dürtü teorisi ile kaygı anlayışı arasında bir bağ olduğu iddia edilecektir. Bunu yaparak, yaşam (Eros) ve ölüm (Thanatos) dürtüleriyle ilişkili olarak kaygı üzerine farklı bir bakış açısı sunulacak ve böylece Freud’un anlayışı zenginleştirilecek ve kaygı anlayışının nasıl anne ve çocuk ilişkisinin ya da Oedipus kompleksinin ötesine geçtiğini göstererek Freud üzerine genel bazı eleştirilere cevap verilecektir.
Kaygı Üzerine Yeni bir Bakış Açısı: Freud’un Dürtü Kuramı Bağlamında Kaygı Tam Metin Detay
5
:
Anarşizm ve Coğrafya: Anarşist Coğrafyanın Kısa Bir Şeceresi
Simon SPRINGER; Çeviren: Mehmet Ali TOPRAK
Anarşizm ve Coğrafya, kimi zaman yoğun entelektüel ilişkiler kimi zaman ise tutarsızlık ve uyuşmazlık ile karakterize edilen, uzun ve birbirinden bağımsız bir tarihe sahiptir. Anarşist coğrafyanın tarihi gelişimini ele alan bu çalışma, modern anarşizmin gelişimini, aydınlanmanın ürünü olan bağımsız siyaset felsefesi içindeki ortaya çıkışından itibaren incelemektedir. Coğrafya disiplini, emperyalizmin cazibesine kapılmış olsa da coğrafyacıların anarşizm ile ilk temasları, özgürleştirici bir coğrafi bir vizyon geliştiren Élisée Reclus ve Peter Kropotkin sayesinde 19. yüzyıl sonlarında başlamıştır. 20. yüzyılın ilk yarısındaki savaş yıllarının reel politiği ve sonrasında coğrafyada gerçekleşen nicel devrim, anarşist coğrafyanın en zayıf olduğu dönemi temsil etmektedir. Bununla birlikte, anarşizm, coğrafi düşünce tarafından tamamıyla terkedilmedi ve 1970'lerin karşı-kültür hareketleri, anarşist fikirlere kayda değer bir ilgi gösteren radikal coğrafyayı doğurdu. Ne yazık ki 1980’ler ve 1990’ların başında neoliberal politikaların yükselişi sırasında bir başka düşüş yaşandı. Ancak umutlar tükenmedi ve 1990’ların sonundan itibaren küreselleşme karşıtı hareketler ve DIY kültürü anarşist coğrafyayı daha geniş bir dolaşım içine itti. Literatürü incelerken, coğrafi teoriyi bilgilendirmede ve daha da önemlisi “coğrafyanın özgürlüğünü” konuşan akademi dışı aktör ve topluluklarla daha fazla uygulamaya dönük dayanışma, karşılıklılık ve karşılıklı yardımlaşmayı arttırmada; coğrafyanın, disiplin sınırlarını aşmadaki gizli kapasitesi üzerinde anarşist coğrafyanın, süregelen ve çok çeşitli potansiyeli konusunda okuyucuları uyarmayı umdum.
Anarşizm ve Coğrafya: Anarşist Coğrafyanın Kısa Bir Şeceresi Tam Metin Detay
6
:
Kutsalın Kırılgan Kubbesi: Peter Berger’e göre Çoğulculuk Çağında İnancın Anlamı
Mehmet Emin BALCI
Çoğulculuk modern toplumu kadim toplumlardan ayıran en önemli özelliktir. Toplumsal dünyada mutlak bir merkezin yerini izafi ve birbirlerinin yerini almaya çalışan tercihlerin rekabetine bırakması dinsel sembolik evrenin farklılıkları birleştirici ve bütünleyici perspektifinden apayrı, izafi bir düzenin doğmasına sebep olmuştur. Bu düzen içinde dinin geleceğinin ne olacağı oldukça hararetli tartışmalara sebep olmuştur. Bu çalışmada çağdaş sosyolojinin önde gelen sosyologlarından Peter L. Berger’in çoğulculuk ve dinsel gerçeklik hakkındaki görüşlerini ele alacağız. Öncelikle dünyanın önceden verilmiş /bahşedilmiş (taken for granted) bir anlamdan aktörlerin karar-alım süreçlerine göre inşa edilme sürecini tartışacağız . İkinci olarak piyasa sisteminin çoktan seçmeli düzeninde ayakta kalmak için geliştirilen bir örgütlenme tarzı olarak denominasyon kavramına odaklanacağız. Üçüncü olarak Berger’in geç dönem çalışmaları bağlamında dinin bir düşünce üslubu olarak yeniden üretilme sürecini iki karşıt kavramın ekseninde okumaya çalışacağız: fundamentalizm ve rölativizim. Son olarak ise Berger’in erken dönem çalışmalarından biri olan “Precarious Vision”daki dinin toplumsal söylemin kurucusu olarak değil ancak bu söylemsellik tarafından imal edilen bir sosyolojik değerle varlığını sürdürdüğü hakkındaki tezini açılımlamaya çalışacağız.
Kutsalın Kırılgan Kubbesi: Peter Berger’e göre Çoğulculuk Çağında İnancın Anlamı Tam Metin Detay
7
:
Thomas Kuhn’un Paradigma Kavramı ve Dönüşümü
Erkan BOZKURT
Thomas Kuhn, ünlü eseri The Structure of Scientific Revolutions ’ta (Bilimsel Devrimlerin Yapısı) sergilediği bilimsel gelişim açıklamasına yöneltilen çeşitli eleştirilerin etkisiyle SSR-sonrası bazı temel kavram ve kavrayışlarını yeniden ele almıştır. Bunlar içinden en önemlisi, birçok düşünsel alanda geniş etkilere sahip olan ünlü paradigma kavramıdır. Kuhn, SSR’de paradigma kavramını birden çok anlamda kullanarak, hem kavramın kendisinde bir muğlaklığa hem de kendi bilimsel etkinlik açıklamasına yönelik yanlış anlamalara yol açmıştır. Bu bakımdan, Kuhn’un SSR-sonrası kariyeri, SSR’den kaynaklanan problemleri çözme girişimi olarak sürer. Bu süreç sonunda Kuhn, paradigma kavramını terk ederek 1980’li yıllardan itibaren bilimsel değişimi bilimsel alandaki dil ve onun sözcük-dağarcığı (leksikon) üzerinden açıklamaya başlar. Bu çalışmada, Kuhn’un ilk başta paradigma kavramını ortaya çıkarış öyküsü ve sonrasında onu nasıl değiştirdiği sergilenecektir.
Thomas Kuhn’un Paradigma Kavramı ve Dönüşümü Tam Metin Detay
8
:
Posseible Sayı 12, Tüm Yazılar
Posseible Sayı 12, Tüm Yazılar Tam Metin Detay
Makale Arama
Sayı
Anahtar Kelime, Yazar(lar)
Künye
Sahibi / Owner
Ertuğrul Rufayi TURAN
Editör ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü / Editor
Ertuğrul Rufayi TURAN
Editör Yardımcıları / Assistant Editors
Emrah AKDENİZ
Ömer Faik ANLI
Yayın Kurulu / Editorial Board
Ahmet İNAM
(Orta Doğu Teknik Üniversitesi)
Erdal CENGİZ
(Ankara Üniversitesi)
Kurtuluş DİNÇER
(Hacettepe Üniversitesi)
Ertuğrul Rufayi TURAN
(Ankara Üniversitesi)
Sedat YAZICI
(Çankırı Karatekin Üniversitesi)
Emrah Akdeniz
(Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi)
Senem KURTAR
(Ankara Üniversitesi)
Seyit COŞKUN
(Ankara Üniversitesi)
Ömer Faik ANLI
(Ankara Üniversitesi)
Danışma Kurulu / Board of Consultants
A.Kadir ÇÜÇEN
(Uludağ Üniversitesi)
Ayhan SOL
(Orta Doğu Teknik Üniversitesi)
Barış PARKAN
(Orta Doğu Teknik Üniversitesi)
Besim DELLALOĞLU
(Sakarya Üniversitesi)
Cemal GÜZEL
(Hacettepe Üniversitesi)
Çetin TÜRKYILMAZ
(Hacettepe Üniversitesi)
Elif ÇIRAKMAN
(Orta Doğu Teknik Üniversitesi)
Erdinç SAYAN
(Orta Doğu Teknik Üniversitesi)
Güçlü ATEŞOĞLU
(Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi)
Gülay ÖZDEMİR AKGÜNDÜZ
(Bingöl Üniversitesi)
Güzin YAMANER
(Ankara Üniversitesi)
Halil TURAN
(Orta Doğu Teknik Üniversitesi)
Harun TEPE
(Hacettepe Üniversitesi)
Hüseyin Gazi TOPDEMİR
(Muğla Üniversitesi)
Kubilay AYSEVENER
(Dokuz Eylül Üniversitesi)
M.Cihan CAMCI
(Akdeniz Üniversitesi)
Melih BAŞARAN
(Galatasaray Üniversitesi)
Nazile KALAYCI
(Hacettepe Üniversitesi)
Nilgün TOKER KILINÇ
(Ege Üniversitesi)
Ömer Naci SOYKAN
(Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi)
Remzi DEMİR
(Ankara Üniversitesi)
R. Levent AYSEVER
(Dokuz Eylül Üniversitesi)
Serpil SANCAR
(Ankara Üniversitesi)
Yasin CEYLAN
(Orta Doğu Teknik Üniversitesi)
Zeynep DİREK
(Koç Üniversitesi)
Sekreterya / Secretariat
Zeynep İrem ÖZATAY
Yazışma Adresi / Mailing Address
Ankara Üniversitesi,
Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Felsefe Bölümü, Ankara

Posseible Düşünme Dergisi hakemli bir dergidir. Yılda iki sayı olmak üzere elektronik ortamda yayınlanır. Posseible Düşünme Dergisi 2016 yılından itibaren The Philosopher's Index tarafından dizinlenmektedir.
ISSN: 2147-1622
editor@posseible.com
www.posseible.com
Tel: 0 312 310 3280 / 1232 – 1233
Posseible Düşünme Dergisi - editor@posseible.com
İşbu sitenin tüm hakları saklıdır. Site içerisindeki dökümanlar izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. © 2012
Web Tasarım