(Un)Making Human Geography in Turkey under the Dominance of Environmental Determinism, No: 13 - 06/2018
Başlık
:
(Un)Making Human Geography in Turkey under the Dominance of Environmental Determinism
Yazar(lar)
:
Nuri YAVAN, Ceyda KURTAR ANLI
Title
:
Türkiye'de Çevresel Determinizmin Hâkimiyeti Altında Beşeri Coğrafya Yap(ama)mak
Anahtar Kelimeler
:
Çevresel determinizm, possibilism/olasılıkçılık/olanakçılık, coğrafya tarihi ve felsefesi, Türkiye’de beşeri coğrafya, Türk coğrafyası
Key Words
:
Environmental determinism, possibilism, history and philosophy of geography, Turkish geography, human geography in Turkey
Özet 1 / Abstract 1
:
The environmental determinism is still being debated for more than a century among both geographers and non-geographers. In recent years, a new type of environmental determinist thinking so-called 'neo-environmental determinism' has emerged in the discipline of geography. However, in this paper our aim is not to advance neo-environmentalist debate in geography, but to show how early twentieth-century versions of environmental determinism still alive and thriving in a number of ways in current Turkish human geography. While environmental determinism was abandoned in the western geography, namely Anglo-American countries, between 1920s and 1950s, it continues to be practiced as dominant approach in Turkish human geography. Indeed, starting from the 1960's Turkish geography has been alienated from modern western geography both in terms of philosophical approaches and methodological practice. In the last 50 years, although the discipline of geography in the west has experienced significant developments and paradigm shifts, unfortunately the same level of success has not been reflected in Turkish geography. In this context, using data based on content analysis of the articles, books and PhD dissertations published by Turkish geographers over time, this paper seeks to answers two questions: (1) By whom and in which way has the environmental deterministic thought been transferred to Turkish geography and what were the consequences of this transfer? (2) How and why were Turkish human geographers able to keep up with approach of environmental determinism so long time? This paper provides a critical reflection on historical development and practice of human geography in Turkey. The paper show that, apart from Anglo-American geography, Turkish human geography has developed very unique disciplinary context by ignoring both quantitative revolution in the 1950s and 1960s and post-positivist transformations from 1970s onwards and thus reproduced its environmental deterministic approach and regional geography method until now and in this way the sub-discipline represents very anachronistic example in terms of history and philosophy of geography. Our findings suggest that the direction of causality in geographic research at the framework of human–environment interactions in Turkey have always been from the environment to humans. Humans and its culture and activities have always remained on the back, passive and weak. Overall result of this situation has led to distort the reality in the favor of the nature and to fall into an anachronic position in the face of other disciplines when they analyze the social, political and economic issues as geographers due to their inability to save themselves from the domination of nature and physical factors. As a result, it is very clear that the mild environmental determinism, mostly in the form of possibilism, is the hidden philosophy or paradigm of Turkish human geography. In other words, Turkish human geography -although recently new methods and approaches are emerging but still in its infancy stage- is fundamentally and strongly characterized by a methodologically “regional” and philosophically “mild environmental determinist” subdiscipline.
Özet 2 / Abstract 2
:
Çevresel determinizm çok uzun bir süredir hem coğrafyacılar hem de diğer disiplinler arasında tartışılmaktadır. Son yıllarda coğrafya disiplini içerisinde “neo-çevresel determinizm” olarak adlandırılan yeni bir çevresel determinist düşüncenin kendini yeniden ürettiği ve tartışmaların tekrardan alevlendiği görülmektedir. Bu bağlamda bu makalenin amacı sözkonusu neo-çevreselci tartışmaları yeniden yapmaktan ziyade, bundan hareketle 20. yüzyılın başındaki çevresel determinist düşüncenin günümüz Türk beşeri coğrafyasında birçok açıdan hala nasıl canlı ve gelişmekte olduğunu göstermektir. Çevresel determinist düşünce 1920-1950’li yıllar arasında Batı coğrafyasında özellikle de Anglo-Amerikan ülkelerinde terk edilmesine rağmen, Türk beşeri coğrafyasında hakim bir düşünce olarak varlığını sürdürmüştür. Gerçekten de Türk coğrafyası 1960’lı yıllardan itibaren giderek gerek modern teorik yaklaşımları benimseme bakımından gerekse çağdaş yöntem ve teknikleri uygulama açısından Batı coğrafyasından uzaklaşmıştır. Batıdaki coğrafya disiplini son 50 yılda disiplini dönüştürücü çok önemli gelişmeler ve paradigma değişimleri yaşamasına rağmen, ne yazık ki aynı gelişmeyi Türk coğrafyası gösterememiştir. Bu bağlamda, Türk coğrafyacıları tarafından zaman içinde yayınlanan makalelerin, kitapların ve doktora tezlerinin içerik analizine dayanan veriler kullanılarak, bu makalede iki soruya cevap aranmaktadır: (1) Çevresel determinist düşünce Türk coğrafyasına kimler tarafından nasıl aktarılmıştır ve sonuçları ne olmuştur? (2) Türk beşeri coğrafyacıları çevresel determinizm yaklaşımını uzun süre neden ve nasıl uygulamışlardır? Bu iki araştırma sorusundan hareketle makalede, Türkiye'deki beşeri coğrafyanın tarihsel gelişimi ve pratiği eleştirel bir perspektiften analiz edilmektedir. Çalışma, Türk beşeri coğrafyasının hem 1950-1960'lardaki kantitatif devrimi hem de 1970'lerden sonraki post-pozitivist dönüşümleri tümüyle göz ardı ederek, kendine has, çok istisnai bir disipliner ortam inşa etmek suretiyle çevresel determinist yaklaşımı ve ikizi bölgesel coğrafya metodolojisini yeniden ürettiğini ve böylece bugüne kadar varlığını koruduğunu göstermektedir. Çalışmanın ortaya koyduğu bir diğer önemli bulgu ise, Türkiye'de beşeri coğrafya alanında yapılan ve disiplinin tanımı olarak kabul edilen insan-çevre (insan-mekan, insan-doğal ortam, vb.) etkileşimini ele alan coğrafi araştırmaların “nedensellik” yönünün her zaman “çevreden” “insana” doğru olduğu yönündedir ki, bu sonuç disiplin içinde insanın ve onun yarattığı tüm beşeri faaliyetlerin her zaman doğanın/çevrenin arkasında, onun bir tezahürü olarak görülüp pasif şekilde kavramsallaştırılmasına neden olmuştur. Bu durumun yarattığı temel sonuç ise, beşeri coğrafyacıların kendilerini doğanın egemenliğinden ve fiziki çevre faktörlerinin öneminden bir türlü kurtaramamaları nedeniyle herhangi bir sosyal, kültürel, politik ve ekonomik meseleyi analiz ederken gerçekliği doğa/çevre lehine “yorumlamaya/çarpıtmaya” ve diğer disiplinler karşısında anakronik bir konuma düşmelerine yol açmıştır. Sonuç olarak, Türk beşeri coğrafyasının gizli felsefesinin veya paradigmasının “katı çevresel determinizm”inden ziyade çoğunlukla possibilism (olasılıkçılık/olanakçılık) formunda “yumuşak bir çevresel determinizm” (mild environmental determinism) olduğu açıktır. Bir başka deyişle, Türk beşeri coğrafyası -son zamanlarda yeni yaklaşımları ve yöntemleri denemesine rağmen- halen temelde ve güçlü bir şekilde metodolojik olarak “bölgesel” ve felsefi olarak da “yumuşak çevresel determinist” bir alt disiplin karakterine sahiptir. Bu yönüyle Türk beşeri coğrafyası çağdaş coğrafya tarihi ve felsefesi açısından incelemeye değer oldukça anakronik bir örneği temsil etmektedir.
Pdf
:
(Un)Making Human Geography in Turkey under the Dominance of Environmental Determinism Tam Metin / Full Text
No: 13 - 06/2018 - Tüm Makaleler
Makale Arama
Sayı
Anahtar Kelime, Yazar(lar)
Künye
Sahibi / Owner
Ertuğrul Rufayi TURAN
Editör ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü / Editor
Ertuğrul Rufayi TURAN
Editör Yardımcıları / Assistant Editors
Emrah AKDENİZ
Ömer Faik ANLI
Yayın Kurulu / Editorial Board
Ahmet İNAM
(Orta Doğu Teknik Üniversitesi)
Erdal CENGİZ
(Ankara Üniversitesi)
Kurtuluş DİNÇER
(Hacettepe Üniversitesi)
Ertuğrul Rufayi TURAN
(Ankara Üniversitesi)
Sedat YAZICI
(Çankırı Karatekin Üniversitesi)
Emrah Akdeniz
(Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi)
Senem KURTAR
(Ankara Üniversitesi)
Seyit COŞKUN
(Ankara Üniversitesi)
Ömer Faik ANLI
(Ankara Üniversitesi)
Danışma Kurulu / Board of Consultants
A.Kadir ÇÜÇEN
(Uludağ Üniversitesi)
Ayhan SOL
(Orta Doğu Teknik Üniversitesi)
Barış PARKAN
(Orta Doğu Teknik Üniversitesi)
Besim DELLALOĞLU
(Sakarya Üniversitesi)
Cemal GÜZEL
(Hacettepe Üniversitesi)
Çetin TÜRKYILMAZ
(Hacettepe Üniversitesi)
Elif ÇIRAKMAN
(Orta Doğu Teknik Üniversitesi)
Erdinç SAYAN
(Orta Doğu Teknik Üniversitesi)
Güçlü ATEŞOĞLU
(Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi)
Gülay ÖZDEMİR AKGÜNDÜZ
(Bingöl Üniversitesi)
Güzin YAMANER
(Ankara Üniversitesi)
Halil TURAN
(Orta Doğu Teknik Üniversitesi)
Harun TEPE
(Hacettepe Üniversitesi)
Hüseyin Gazi TOPDEMİR
(Muğla Üniversitesi)
Kubilay AYSEVENER
(Dokuz Eylül Üniversitesi)
M.Cihan CAMCI
(Akdeniz Üniversitesi)
Melih BAŞARAN
(Galatasaray Üniversitesi)
Nazile KALAYCI
(Hacettepe Üniversitesi)
Nilgün TOKER KILINÇ
(Ege Üniversitesi)
Remzi DEMİR
(Ankara Üniversitesi)
R. Levent AYSEVER
(Dokuz Eylül Üniversitesi)
Serpil SANCAR
(Ankara Üniversitesi)
Yasin CEYLAN
(Orta Doğu Teknik Üniversitesi)
Zeynep DİREK
(Koç Üniversitesi)
M. Murat YÜCEŞAHİN
(Ankara Üniversitesi)
Vefa Saygın ÖĞÜTLE
(Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi)
Sekreterya / Secretariat
Zeynep İrem ÖZATAY
Yazışma Adresi / Mailing Address
Ankara Üniversitesi,
Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Felsefe Bölümü, Ankara

Posseible Düşünme Dergisi hakemli bir dergidir. Yılda iki sayı olmak üzere elektronik ortamda yayınlanır. Posseible Düşünme Dergisi 2016 yılından itibaren The Philosopher's Index tarafından dizinlenmektedir.
ISSN: 2147-1622
editor@posseible.com
www.posseible.com
Tel: 0 312 310 3280 / 1232 – 1233
Posseible Düşünme Dergisi - editor@posseible.com
İşbu sitenin tüm hakları saklıdır. Site içerisindeki dökümanlar izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. © 2012
Web Tasarım